Giriş
Yapı denetim şirketleri, inşaat süreçlerinin mevzuata uygun bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla kurulmuş olup, bu süreçlerde denetçiler ve teknik personel önemli rol üstlenmektedir. Bu kişiler, inşaatın her aşamasında teknik kontrol ve denetim yaparak yapıların güvenli ve standartlara uygun olmasını sağlamakla görevlidir. Denetçiler ve teknik personel, görevlerini ifa ederken, inşaatın ruhsatına, projelerine ve mevzuata uygun olarak gerçekleştirilmesini sağlamakla yükümlüdür. Ancak, zaman zaman görevlerini yerine getirirken ihlallerde bulunabilirler ve bu durum, çeşitli idari yaptırımların uygulanmasına neden olabilir. Denetçiler ve teknik personele karşı uygulanabilecek idari yaptırımlardan biri de Yapı Denetim Hakkında Kanun’un 8. Maddesi 8. Fıkrasında düzenlenen üç yıl süre ile teknik görev alamama cezasıdır.
Hangi Hallerde Üç Yıl Süre ile Teknik Görev Alamama Cezası Uygulanır?
Bu ceza, özellikle denetçinin ve teknik personelin sorumlu olduğu yapı denetim kuruluşunun, yapı denetimi süreçlerinde belirlenen esaslara uygun hareket etmemesi ve bunun sonucunda yapı denetim kuruluşuna üç ayrı idari yaptırım uygulanmasına neden olması durumunda söz konusu olur. Bu idari yaptırım idari para cezası olabileceği gibi bir yıl süre ile yeni iş almaktan men cezası da olabilir. Kanun hükmüne göre, denetim görevini yerine getirmeyen denetçiler ve teknik personel, Merkez Yapı Denetim Komisyonu’nun kararı ve Bakanlığın onayı ile üç yıl süreyle herhangi bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunda teknik bir görev alamazlar ve başka bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunun ortağı olamazlar.
Söz konusu cezanın uygulanabilmesinin bir diğer şartı, son beş takvim yılı içerisinde düzenlenen cezaya konu teknik inceleme raporlarına istinaden, denetçi ve teknik personelin kayıtlarının tutulmasıdır.
Örnek: Son 5 Yıl Şartının Sağlanmaması Durumu
- 03.04.2017: Denetçi mimarın sebebiyet verdiği bir durum nedeniyle yapı denetim şirketine yeni iş almaktan men cezası uygulanmıştır. (2017 yılında)
- 16.07.2019: Aynı denetçi nedeniyle yapı denetim şirketine %20 oranında idari para cezası uygulanmıştır. (2019 yılında)
- 11.07.2024: Denetçi, yapı denetim şirketine %10 oranında idari para cezası verilmesine sebep olmuştur. (2024 yılında)
Bu durumda, her ne kadar üç adet idari müeyyideye sebebiyet verilmiş olsa da son 5 takvim yılı içinde gerçekleşen üç müeyyide bulunmadığı için denetçilik belgesinin üç yıl süreyle askıya alınması mümkün olmayacaktır. Zira bu olayda 2017 yılında gerçekleşen ilk müeyyide, son 5 takvim yılına dahil değildir.
Üç Yıl Süre ile Teknik Görev Alamama Cezasına Karşı Yargı Yolu
Üç yıl süre ile teknik görev alamama cezasına karşı denetçiler yargı yoluna başvurabilirler. Bu cezanın hukuka aykırı olduğunu düşünen denetçiler, cezanın kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren altmış günlük süre içinde idari yargıda iptal davası açarak cezanın kaldırılmasını talep edebilirler. Bu davalarda, mahkemelerce cezaya gerekçe gösterilen idari para cezalarının aynı inceleme kapsamında olup olmadığı ve kanun hükümlerine uygunluğu değerlendirilir.
Kanunda belirtilen son beş takvim yılı üç ayrı teknik inceleme raporu kapsamında üç adet idari müeyyide uygulanması hususu özellikle önem arz etmektedir. Mahkemelerce bu şartın gerçekleşip gerçekleşmediği öncelikle değerlendirmeye alınacaktır. Nitekim yapı denetim şirketine uygulanan idari yaptırım kararına karşı dava açılması sonrası kararın iptali hallerinde denetçiye uygulanan cezanın dayanağı da ortadan kalktığından denetçinin üç yıl süre ile teknik görev alamama cezası da iptal edilecektir.
Aynı İnceleme Kapsamında Birden Fazla Yapıya İlişkin İdari Yaptırım Uygulanması
Bazı hallerde yapı denetim şirketinin denetim görevini üstlendiği aynı inşaata bağlı birden çok blok yahut yapı bulunabilir. Söz gelimi site özelliği arz eden ve A, B ve C blok şeklinde bir inşaat projesinde yaşanan bir ihlal nedeniyle yapı denetim şirketine bir idari yaptırım kararı uygulanabilir. Bu durumda üç yapı bakımından tek bir incelemeye dayalı yaptırım kararı uygulanmış ise de üç ayrı teknik inceleme raporu düzenlendiğinden bahisle üç yıl süreyle teknik görev alamama yaptırımının uygulanıp uygulanamayacağı hususu gündeme gelmektedir.
Yapı Denetim Hakkında Kanun’a ilişkin 12.12.2024 tarihinde 7534 Sayılı Kanun’la yapılan birtakım esaslı değişiklikler bulunmaktadır. Bu doğrultuda denetçi ve teknik personele üç yıl süre ile yaptırım uygulanmasına ilişkin hükmün son cümlesine; “Aynı parselde birden fazla yapının olduğu durumlarda her bir yapı için ayrı teknik inceleme raporu tanzim edilir.” Hükmü yer almaktadır.
Söz konusu hüküm doğrultusunda Kanun’un yürürlüğe girdiği 12.12.2024 tarihinden sonra uygulanacak olan idari yaptırımlar bakımından aynı parselde birden fazla yapıya ilişkin idari yaptırım kararı uygulanacak ise ayrı ayrı teknik inceleme raporu düzenlenir denmektedir. Buradan hareketle söz gelimi aynı parselde üç yapı bulunmakta ise üç ayrı teknik inceleme raporu ve üç ayrı idari yaptırım kararından bahsedilebilir sonucu çıkartılabilir. Fakat aynı hükmün ilk cümlesinde “üç adet idari müeyyide” denilmektedir. Yani söz gelimi üç bloklu bir yapıda şirkete yeni iş almaktan men cezası uygulanmış ise üç yapı bakımından tek bir yeni iş almaktan men cezası söz konusudur. Bu durumda şirkete tek yeni iş almaktan men cezası verilirken denetçiye yalnızca üç adet yapı olmasından kaynaklı üç yıl süre ile teknik görev alamama yaptırımının uygulanması kanuni bir çelişki yaratmaktadır.
Yani kanaatimizce, aynı inceleme kapsamında olan üç yapı için verilen idari yaptırımların tek bir inceleme olarak değerlendirilmesi gerekmekte olup bu nedenle denetçiye uygulanan üç yıl süreyle teknik görev alamama yaptırımı hukuka aykırı olacaktır.
Karara Karşı Yürütmeyi Durdurma Talep Edilebilir Mi?
Denetçiler, cezaya karşı yargı yoluna başvurduklarında, aynı zamanda yürütmenin durdurulması talebinde de bulunabilirler. Yürütmeyi durdurma kararı, dava süreci tamamlanıncaya kadar cezanın uygulanmasını engelleyecek bir tedbirdir. Ancak, yürütmeyi durdurma talebinin kabul edilmesi için idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanmasının telafisi güç veya imkânsız zararlar doğuracağı yönünde mahkemeyi ikna edici sebeplerin varlığı gerekir. Mahkeme, bu koşulların varlığını tespit ederse, cezaya dair işlemin yürütmesini durdurabilir ve dava sonuçlanıncaya kadar cezanın uygulanması engellenebilir. Aksi takdirde, dava sonuçlanıncaya kadar ceza yürürlükte kalır.
